INSCOP Research tarafından yapılan bir ankete göre, Romanya ile Moldova Cumhuriyeti’nin birleşmesi fikrine halkın büyük çoğunluğu destek veriyor: Katılımcıların %71,9’u olası bir referandumda “EVET” oyu vereceğini belirtirken, %21,4’ü “HAYIR” diyor. Geri kalan katılımcılar ise kararsız ya da oy kullanmayacağını ifade ediyor.
Birleşmenin ne zaman gerçekleşebileceğine dair görüşler ise daha temkinli: Sadece %8,4’ü bunun önümüzdeki 3 yıl içinde olabileceğini düşünürken, %13,3’ü 5 yıl içinde mümkün görüyor. Katılımcıların yaklaşık üçte biri 10 yıl veya daha uzun bir vadede gerçekleşebileceğini düşünürken, %34,7’si birleşmenin hiç gerçekleşmeyeceği görüşünde.
Ayrıca katılımcıların %67,6’sı birleşmeyi “tarihi bir görev” olarak değerlendiriyor, %70,6’sı ise Rumenler ve Moldovalıların aynı millete ait olduğunu ve aynı dili konuştuklarını düşünüyor. Bu görüş özellikle PNL ve USR seçmenleri, yüksek eğitimliler ve büyük şehirlerde yaşayanlar arasında daha güçlü.
INSCOP Direktörü Remus Ștefureac’a göre, birleşme konusu artık sadece sembolik bir mesele olmaktan çıkmış, stratejik bir boyut kazanmıştır. Ancak halkın çoğunluğu bunun kısa vadede gerçekleşeceğine inanmamaktadır.
Söz konusu araştırma 14–21 Nisan 2026 tarihleri arasında 1.100 kişiyle yapılmış olup ±%3 hata payına sahiptir ve Știrile ProTV tarafından kamuoyuna sunulmuştur.
Kısa Tarihçe: Romanya – Moldova İlişkileri
Romanya ile Moldova arasındaki birleşme fikri tarihsel olarak 1918 yılına dayanır. O dönemde Basarabya (bugünkü Moldova), Rus İmparatorluğu’nun çöküşü ve I. Dünya Savaşı’nın ardından Romanya Krallığı’na katılmıştır.
Bu birlik 1940 yılına kadar sürmüş, ancak II. Dünya Savaşı sırasında Sovyetler Birliği bölgeyi yeniden kontrol altına almıştır. Böylece Moldova, Sovyetler Birliği içinde Moldova Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olarak varlığını sürdürmüştür.
1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Moldova bağımsızlığını ilan etmiştir. O tarihten bu yana Romanya ile Moldova arasında dil, kültür ve tarih açısından güçlü bağlar devam etmekte, birleşme fikri ise zaman zaman siyasi ve toplumsal tartışmaların merkezine geri dönmektedir.



